jou mu jouw mu? Hızlı bir kural
jou, seni demektir (nesne: Ik zie jou); jouw ise senin demektir (jouw boek) — basit bir testle bir dakikalık bir karar.
Jou ve jouw aynı seslenir ama farklı işler görür. Jou, bir eylemin ulaştığı kişi olarak seni demektir (Ik bel jou — Seni arıyorum). Jouw ise bir şeyin sana ait olduğunu göstererek senin demektir (jouw telefoon — senin telefonun). Kâğıt üzerindeki tek fark, sondaki w'dir.
Onları nasıl ayırt edersin
Sözcüğün neyi gösterdiğini sor: bir kişiyi (seni) mi yoksa bir mülkiyeti (senin) mi. senin anlamına geliyorsa ve bir ismin önünde duruyorsa, w ile jouw yaz; seni anlamına geliyorsa ve kendinden sonraki sözcüğe asla sahip olmuyorsa, jou yaz.
- Sözcüğü senin ile değiştirmeyi dene. senin uyuyorsa (senin kitabın), o jouw'dur: jouw boek.
- Bunun yerine seni uyuyorsa — sözcük, görülen, çağrılan ya da kendisine bir şey verilen bir kişidir — o jou'dur: Ik geef het aan jou (Onu sana veriyorum).
- İkinci bir kontrol: jouw'un ardından her zaman sahip olduğu bir isim gelir (jouw huis, jouw idee). jou'nun ardından gelmez.
| Sözcük | Anlam | Örnek |
|---|---|---|
| jou | seni (nesne) | Ik zie jou. (Seni görüyorum.) |
| jou | seni (bir edattan sonra) | Dit is voor jou. (Bu senin için.) |
| jouw | senin (iyelik) | Is dat jouw fiets? (O senin bisikletin mi?) |
| jouw | senin (bir ismin önünde) | Ik vind jouw idee goed. (Senin fikrini beğeniyorum.) |
Her birini ne zaman kullanmalı
- jou — bir fiilin nesnesi olarak: Ik heb jou gisteren gebeld. (Seni dün aradım.)
- jou — voor, aan, met, van gibi bir edattan sonra: Ik ga met jou mee. (Seninle geliyorum.)
- jouw — bir ismin önünde iyelik olarak: Waar is jouw jas? (Senin montun nerede?)
Jou ve jouw tam biçimlerdir; günlük konuşmada ikisi de çoğu zaman kısalmış je'ye iner: je telefoon (senin telefonun) ve ik zie je (seni görüyorum). Tam biçimler, vurgu istediğinde kişinin üzerine ağırlık bindirir — Dat is jóuw probleem, niet het mijne. (O senin sorunun, benimki değil.) — ama yalnızca vurgu için değildir. Bir edattan sonra tam jou biçimi nötr, işaretsiz seçimdir (Dit is voor jou. — Bu senin için.) ve özenli yazıda bir şeyin kime ait olduğunu netleştirmek için jouw düzenli olarak kullanılır.
Kaçınılacak hatalar
Sık yapılan hata, ardından bir isim gelen yerde jou yazmaktır: jou boek yanlıştır. Sonraki sözcük sahip olunan bir şeyse — bir kitap, bir ev, bir fikir — jouw boek olmalıdır. Ters hata, bir edattan sonra jouw'un tek başına durması (voor jouw) da yanlıştır: sahip olacak bir isim olmadığında, doğrusu voor jou'dur.
Kibar ikinci tekil kişi de resmiyette bir basamak yukarıda aynı şekilde işler: u nesnedir (Ik zie u) ve uw iyeliktir (uw paspoort), tam olarak jou / jouw örüntüsünü izler. Bkz. resmî u.
- Vul in: *Is dit ___ tas?* (bu senin çantan mı?)
- jou
- jouw
- je bent
- jou is
*Tas*, sana ait olan bir isimdir, dolayısıyla iyelik olan *senin*'e ihtiyacın var → **jouw** *tas*. Test: *senin çantan* uyuyor, bu yüzden *w* alır.
- Hangi cümle doğru?
- Ik geef het aan jouw.
- Ik geef het aan jou.
- Ik geef het aan jou tas.
- Ik geef het aan je bent.
*aan* edatından sonra sözcük *seni* (bir kişi) demektir ve ardından bir isim gelmez, bu yüzden **jou**'dur — *w* yok.
- *jouw huis* içinde *jouw* neden doğru?
- *huis* ismine sahip olduğu için (senin evin)
- bir edattan sonra geldiği için
- bir fiilin nesnesi olduğu için
- her zaman w ile yazıldığı için
*jouw* iyeliktir: *huis*'i sana ait olarak işaretler (*senin evin*). Kendinden sonraki isme sahip olan bir sözcük *w* alır.
- Hatayı bul: *Ik heb jouw gisteren gezien.*
- *gisteren* yanlış yerde
- *jouw*, *jou* olmalı — o, ardından isim gelmeyen nesne *seni*'dir
- *gezien*, *zien* olmalı
- hiçbir şey yanlış değil
Burada sözcük, bir mülkiyet değil, görülen kişidir ve ardından isim gelmez. **jou** olmalıdır: *Ik heb jou gisteren gezien.*
- Vul in: *Dit cadeau is voor ___.* (bu hediye senin için)
- je hebt
- jouw cadeau
- jou
- jouw
*voor*'dan sonra sözcük *seni* demektir ve hiçbir şeye sahip değildir, bu yüzden **jou**'dur: *voor jou*.
Kendini test et
Question 1 of 5
Vul in: Is dit ___ tas? (bu senin çantan mı?)